Ana sayfa Tarih Yunan mitolojisinin kahramanlarından Sisyphos kimdir?

Yunan mitolojisinin kahramanlarından Sisyphos kimdir?

101
0
Sisyphos

Sisyphos isimli kahramanın, Yunan Mitolojis’inde kurnazlığıyla ün saldığı görülmektedir. Onun kurnazlığının, Yunan Mitolojisi’nin en bilinen kahramanlarından Odysseus’un kurnazlığına denk olduğu söylenir. Yalnızca ölümlülere karşı bu kurnazlıkla hareket etmesinin dışında, tanrıları dahi kandırabilmesiyle dikkat çekmektedir. Çok zeki bir karakter olan Sisyphos, tanrılara karşı işlediği suçlar yüzünden ebedi bir cezaya çarptırılmıştır ve söz konusu cezasıyla sembolikleştiği söylenebilir.

İlkçağın efsanelik kişileri arasında, zamanımızın yazarlarının ve düşünürlerinin en çok ilham aldığı söylenen kahramanlardan biridir. Prometheus’un insanları tanrılardan üstün tutarak onlara hizmet ettiği için cezalandırılması gibi, Sisyphos da insanlığı tanrılardan üstün tutan bir karakterdir. Ayrıca Odysseus gibi, insan aklı ve kurnazlığıyla tanrılara bile üstün gelebilen ender kahramanlardandır. Tanrılara karşı işlediği suçlar ve onlarla boy ölçüşmeye giriştiği için ölüler ülkesinde korkunç bir cezaya çarptırılmıştır. Onun ismine mitolojide, ilk olarak Homeros’un Odysseia destanında rastlanmaktadır. Destanda Odysseus, ölüler ülkesine yaptığı yolculukta Sisyphos’u görmüş ve sembolik hale gelen cezasını şu sözlerle tarif etmiştir:

“Sisyphos’u gördüm, korkunç işkenceler çekerken:
Yakalamış iki avcuyla kocaman bir kayayı,
ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya,
ha bire itiyordu onu bir tepeye doğru,
işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam,
ama tepeye varmasına tam bir parmak kala,
bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri,
aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden başbelası kaya,
o da yeniden itiyordu kayayı tekmil kaslarını gere gere,
kopan toz toprak ha bire aşarken başının üstünden,
o da ha bire itiyordu kayayı, kan ter içinde”

Sisyphos’un bu sonsuz cezaya çarptırılmasına yol açan olaylar zinciri, ilk olarak baş tanrı Zeus’u gücendirmesiyle başlamaktadır. Daha sonra da Hades’i iki defa oyuna getirmiş ve tanrıların gazabını üzerine çekmiştir. Zeus’u kızdırmasının sebebi onun sırrını açığa çıkarması, Hades’in gazabına uğramasının sebebi ise ölümden kurtulmak için sürekli onu oyuna getirmesidir. Böylesi büyük iki tanrıya da boyun eğmemesiyle mitolojide oldukça dikkat çeken bir karakter haline geldiği söylenebilir.

Zeus’un sırrını açığa çıkarması hadisesi, Zeus’un nehir tanrısı Asopos’un kızı Aigina’yı kaçırmasıyla başlamaktadır. Kızını her yerde arayan talihsiz baba, ondan haber alabilmek ümidiyle Korinth’e kadar gelmiştir. Olan bitenden haberi olan Sisyphos, nehir tanrısına kızını kimin kaçırdığını bildiğini söyler. Ancak bu bilgi karşılığında Asopos’tan istekleri olacaktır. Korinth’e asla kurumayacak olan bir pınar yapması karşılığında bu bilgiyi kendisine vereceğini bildirir. Asopos’un teklifi kabul etmesi ve pınarı yapmasıyla Sisyphos bildiklerini nehir tanrısına anlatır. Babanın Zeus’a karşı gazabı korkunç olur ve Zeus ondan son anda kurtulur. Sırrını açığa çıakrdığı için Sisyphos’a çok sinirlenen baş tanrı, Hades’e gider ve ondan Sisyphos’u Tartaros’a atmasını ve sonsuza dek cezalandırmasını ister. Hades de kardeşinin isteiğini bizzat yerine getirmek istediği için Sisyphos’un sarayına gelir. Durumun farkına varan Sisyphos, Tartaros’a geleceğini ancak önce Hades’e yeni icat ettiği kelepçeleri göstermek istediğini söyler. Zararsız gibi görünen bu isteği kabul eden Hades, Sisyphos tarafından kandırılarak bu kelepçelerle bağlanır. Hades, Sisyphos’un elinde bu şekilde esir kaldığı için, dünyada alışılmamış bir durum yaşanır: Vücutları parçalanan, kafaları gövdelerinden ayrılan ölümlülerin ruhları Tartaros’a gidemez hale gelir. Böyle bir durumda çıkarları en çok zedelenen tanrı ise Ares’tir ve saraya gelip Hades’i kurtarır, Sisyphos’u ise kendi kelepçeleriyle bağlar.

Bu noktada Sisyphos’un kurnazlıkları da son bulmamıştır. Karısına, kendisi öldüğünde cesedini gömmemesini ve cenaze düzenlememesini tembih eden Sisyphos, Hades ile Tartaros’a gittikten sonra bedeninin gömülmediğini söyler. Kendi cenaze töreni için düzenlemeler yapması gerektiğini bildirerek Hades’ten izin alır ve yeryüzüne geri döner. Ancak Hades’i yine aldatmıştır ve cenaze törenini düzenlemeyerek, yıllar boyunca yeryüzünde yaşamaya devam eder. Ta ki yaşlanıp eceli gelene kadar mutlu bir hayat yaşamayı başarır. Gerçek ölümü vuku bulduktan sonra ise Hades tarafından, tanrılara karşı işlediği bu suçlardan ötürü söz konusu sonsuz azabını çekmek üzere cezalandırılır.

Sisyphos, Yunan Mitolojisi’nde, iki kez ölümüyle ilgili hile yaparak tanrıları gücendirmiştir. Cezası da suçlarıyla paralel biçimde oldukça ağır olmuştur. Tartaros’ta aşınmış bir kaya parçasını sonsuza kadar bir tepenin zirvesine taşımaya mahkûm edilir. Bu cezada, dinlenmesine asla izin verilmez, kaya parçası tepeden her seferinde tekrar aşağı yuvarlanır ve Sisyphos da her seferinde onu tekrar zirveye taşır. Bu görev onun için sürekli zorlaşsa da cezasının sonu olmayacaktır (Gibbins & Loewen, 2005, s. 269). Sisyphos’un cezası, tarih boyunca birçok sanatçı ve edebiyatçı da ilham olmuş, birçok yazar tarafından farklı şekillerde de yorumlanmıştır. Örneğin Stefan Zweig, Sisyphos’u ve onun cezasını şöyle yorumlar: “Devamlı aşağı yuvarlanan kaya parçasını bilgi tepesine çıkarmaya çalışan Sisyphos olarak kalmıştır hep. Ebediyen Tanrı’ya ulaşmaya çabalayan ve asla ulaşamayan biri.

Sisyphos, tıpkı Odysseus’un olduğu gibi kurnazlığı ve zekasıyla öne çıkan bir kahraman olmuştur. Aklını tanrılara kafa tutmak amaçlı kullandığı için, antik dönemlerden beri anlatılagelmiş olan, Yunan Mitolojisi ve inancı gereği cezalandırılmış ve oldukça sembolik hale gelen cezasıyla adından söz ettirmiştir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here