Ana sayfa Bilgi Biyoenerji nedir? Biyoenerjinin kullanıldığı alanlar nelerdir?

Biyoenerji nedir? Biyoenerjinin kullanıldığı alanlar nelerdir?

122
0

Bilinen ilk enerji kaynaklarından olan biyoenerji ateşin keşfedilmesinden itibaren insanoğlunun en önemli enerji kaynaklarından biri halini almıştır. Kökeni güneş ışınları yardımıyla yapılan fotosenteze dayanan biyoenerji, kaynak çeşitliliği bakımından oldukça zengindir. Doğal ormanlar, tarım bitkileri, bunlardan elde edilen atıklar ve türevleri başlıca biyokütle kaynakları olarak kabul edilmektedir. Ayrıca endüstri ve şehir yaşamı kaynaklı atıklar da biyoenerji elde edilmesi açısından önemli yer tutmaktadır.

Biyoenerjinin geleneksel kullanımını odun, hayvan ve bitki artıklarının ısınma amaçlı yakılması oluşturmaktadır. Gelişmekte olan ekonomilerde, özellikle kırsal kesimlerde, biyoenerji geleneksel şekilde önemli oranda kullanılmaya devam edilmektedir. 2014 itibariyle geleneksel biyoenerjinin toplam enerji tüketimindeki payının % 8.9 olarak gerçekleştiği, modern biyoenerji kaynaklarının payının ise % 5.1 olarak gerçekleştiği görülmektedir.

Biyoenerji gaz, sıvı yahut katı formda elde edilebilmektedir. Bu üstünlüğü sayesinde fosil yakıtlara göre tasarlanmış pek çok teknoloji ile uyumlu olarak kullanılabilmektedir. Böylece ulaşım sektöründe fosil yakıtlara rakip olabilmektedir. Elektrikli araçların çok yaygın olmadığı mevcut ulaşım sektörü yapısı düşünüldüğünde, biyoenerjinin fosil yakıtlara tam anlamıyla rakip olma özelliğine sahip yegane yenilenebilir enerji kaynağı olduğu iddia edilmektedir.

Elektrik, ulaşım ve ısıtma-soğutma sektörlerinin her üçünde de kullanılabilen biyoenerjinin, ısıtma-soğutma alanına diğer sektörlere nazaran daha fazla katkı verdiği görülmektedir. Elektrik sektöründe tüketilen nihai enerjinin % 2’sinin, ulaşım sektöründekinin % 2.8’inin, endüstriyel ısıtma sektöründekinin % 7.2’sinin modern biyoenerji kaynakları ile sağlandığı raporlara yansımaktadır. Konut ısıtma sektöründe tüketilen nihai enerjinin ise %4.3’ünün modern, %25.3’ünün geleneksel biyoenerji kaynaklarının kullanımı ile elde edildiği görülmektedir.

Biyoyakıt üretimi bin ton petrol eşdeğeri olarak ele alındığında 1990 yılında 7097 ttoe olarak gerçekleşen biyoyakıt üretiminin 2000’de 9178 ttoe’ye, 2015 sonu itibariyle ise 74847 ttoe’ye ulaştığı görülmektedir, alttaki şekilde sektördeki üretim artışının 2007 yılı sonrasında yavaşlamaya başladığı ve 2014’ten 2015’e sektörel büyümenin % 0,9 olarak gerçekleştiği görülmektedir. Dolayısıyla biyoyakıt alanında yavaşlayan bir sektörel büyümeden bahsedilebilir.

Dünya biyoyakıt üretiminin yıllara göre seyri, bin ton petrol eşdeğeri

Biyoyakıt üretimine bölgesel olarak bakıldığında Kuzey Amerika kıtasının 32095 ttoe üretimle birinci sırada yer aldığı görülmektedir. Kuzey Amerika kıtasını, Brezilya’nın büyük katkısıyla Güney ve Orta Amerika kıtasının izlediği görülmektedir. Güney ve Orta Amerika bölgesinde yapılan 20867 ttoe üretimin 17000 ttoe’dan fazlasını tek başına Brezilya’nın sağladığı görülmektedir. Alttaki şekilde bölgesel biyoyakıt üretiminin yıllara göre seyri verilmiştir. Biyoyakıt üretiminde ilk beşi Amerika, Brezilya, Almanya, Hollanda ve Fransa’nın oluşturduğu görülmektedir.

Coğrafi bölgelere göre biyoyakıt üretimi, bin ton petrol eşdeğeri

Biyoenerjinin elektrik üretimindeki yerine bakıldığında ise 2015 yılında biyoenerjiden toplamda 106 GW’lık elektrik üretimi gerçekleştirildiği görülmektedir. Biyoenerjiden elektrik üretiminde ilk beşte yer alan ülkeler Çin, Amerika, Almanya, Japonya ve Hindistan olarak sıralanmaktadır.

Son yıllarda biyoenerji üretimi için enerji tarımı olarak adlandırılan yeni bir tarım endüstrisinin doğduğu görülmektedir. Enerji tarımında, genel olarak hızlı yetişen, enerji içeriği yüksek bitki ve ağaçların tercih edildiği görülmektedir. Enerjiye yönelik tarım kırsal kalkınma, doğrudan istihdam ve gelir çeşitliliği gibi faydalar sağlamasına karşın bir takım soru işaretleri de doğurmaktadır. Enerji üretme amacıyla yapılan tarımda artan biçimde yeni alanlar açıldığı, verimli toprakların artan biçimde zehirli kimyasallara maruz kaldığı, kimi zaman gıda tarımına ayrılan arazilerin enerji tarımına tahsis edildiği ve gıda fiyatları üzerinde bir baskı oluşturduğu iddia edilmektedir. Kısacası gıda güvenliği ve biyoenerjinin sürdürülebilirliği sorgulanmaktadır.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here