Ana sayfa Bilgi Hidroelektrik enerjisi nedir? En çok hangi bölgede kullanılır?

Hidroelektrik enerjisi nedir? En çok hangi bölgede kullanılır?

33
0

Hidrolik enerjisi, yenilenebilir enerji kaynakları arasında en olgun teknolojiye sahip olan enerji türüdür. Tarihin erken dönemlerinden beri kullanıldığı bilinmektedir. İlk kullanım alanları su değirmenleri ile sal, kayık vs. gibi ulaşım araçları olmuştur. Özellikle su değirmenlerinin iktisadi olarak 19. yüzyıla kadar önemini koruduğu görülmektedir. Fakat sudan elde edilen enerjinin depolanamaması ve o dönemdeki enerji iletim kısıtları sebebiyle enerjinin üretildiği yerde tüketilmesi zorunluluğu bulunmaktaydı. Bu durum 19. yy sonrasında hidroelektrik enerjisinin dünyada artan enerji ihtiyacına yeterince cevap verememesiyle sonuçlanmıştır. Ortaya çıkan enerji açığı fosil yakıtlarca doldurulmaya başlanmıştır.

Hidrolik enerjinin modern kullanım alanı tarımdan, turizme, sportif faaliyetlere kadar geniş bir yelpazede yer almaktadır. Fakat en önemlisi elektrik enerjisi üretimi olarak karşımıza çıkmaktadır. Modern hidroelektrik teknolojisi, su türbinleri vasıtasıyla su içerisindeki potansiyel enerjiyi kinetik enerjiye ve nihai olarak da elektrik enerjisine çevirmektedir. Dünyadaki ilk örneğinin 1882’de Amerika’da görüldüğü hidroelektrik santralleri büyük ölçekli (10 MW ve üstü) ve küçük ölçekli (10 MW’dan düşük) olarak ikiye ayrılmaktadır. Akış tipi hidroelektrik santralleri ve pompaj depolamalı hidroelektrik santralleri de genellikle bu ikinci sınıfta yer almaktadır. 2016 itibariyle dünya üzerindeki en büyük santraller Çin’deki 22400 MW kapasiteli Three Gorges ve Brezilya’daki 14000 MW kapasiteli İtaipu santralleridir.

Küresel hidroelektrik sektörü, 2015 yılsonu itibariyle toplam 1064 GW kurulu kapasite ile en yüksek kurulu kapasiteye sahip yenilenebilir enerji sektörüdür. Kümülatif kurulu kapasite verilerine göre hidroelektrik enerjisi sektörü 2015 yılında bir önceki yıla göre % 0.85 büyümüştür. Böylece sektörün 2015’de faaliyete geçen yeni yatırımlarla dünya elektrik üretimindeki payını % 16.4 olarak güncellediği görülmektedir. Alttaki şekilde yıllara göre dünya hidroelektrik enerjisi tüketiminin seyri verilmiştir

Yıllara göre hidroelektrik enerjisi tüketimi

Mevcut hidroelektrik teknolojisi, baraj yahut su toplama havzalarında su depolama ve gerektiğinde kullanma özelliğine sahiptir. Bu nedenle hidroelektrik enerjisi mevsimsel değişmelerden etkilenmekle birlikte rüzgar, güneş gibi yeni nesil yenilenebilir enerji teknolojilerinin muhatap olduğu kesikli üretim sorununa tabi değildir. Dolayısıyla sistem dengeleme ve tahmin problemi de oluşturmaz. Ayrıca sistemde acil enerji ihtiyacı oluştuğunda hızlı biçimde devreye girebilme imkanı vardır. Enerji arzında değişken yenilenebilir enerji kaynaklarının payı arttıkça hidroenerjinin bahsedilen olumlu özelliklerinin bir çeşit tamamlayıcı faktör olarak daha da ön plana çıktığı görülmektedir.

Rekabetçi fiyatları ve yukarıda sayılan avantajları sayesinde gelişmiş ülkelerdeki hidroelektrik enerjisi potansiyelinin önemli bölümünün kullanımda olduğu görülmektedir. Global hidroelektrik enerjisi potansiyelinin 15.6 milyon GWh/yıl civarında olduğu tahmin edilmektedir. Avrupa’daki hidro potansiyelinin % 75’inin, Kuzey Amerika’daki potansiyelin % 69’unun kullanımda olduğu bilinmektedir. Bu verilerin ışığında gelişmiş ülkelerde özellikle büyük hidro anlamında büyüme potansiyelinin düşük olduğu ifade edilebilir. Bu bölgelerdeki yeni yatırımların akış tipi santrallerden geleceği tahmin edilmektedir. Buna karşın gelişmekte olan ülkelerde genişleme yönünde çok daha büyük bir potansiyel bulunduğundan bahsedilmektedir. Latin Amerika’da mevcut potansiyelin % 33’üçü, Asya’da % 22’si, Afrika’da % 7’si kullanılmaktadır. Coğrafi bölgelere göre hidroelektrik enerjisi tüketimi Şekil 1.7.’de
verilmiştir.

Hidroelektrik enerjisi inşa ve kurulum aşamasında bir miktar zararlı sera gazı salınımı yapmakla birlikte, işletim aşamasında herhangi bir zararlı gaz yahut katı atık üretmemektedir. Yine de bir takım çevresel sıkıntılar oluşturduğu gözlenmektedir ve sürdürülebilirliği tartışılmaktadır. Santrallerin kurulacağı alandaki doğal çevrenin ve bu karasal alandaki doğal yaşamın tahribinin yanı sıra akarsu içerisindeki balıklara da zarar verdiği öne sürülmektedir. Ayrıca, özellikle büyük ölçekli, barajlarda tutulan suyun bulunduğu çevrenin iklimi ve doğal su döngüsü üzerinde olumsuz etkide bulunduğu ve uzun dönemde hidroenerjinin yenilenebilirlik özelliğini tehdit ettiği savunulmaktadır. Sürdürülebilirlik tartışmaları nedeniyle alan yazındaki kimi çalışmalarda hidroelektrik enerjisinin yenilenebilir enerji kaynakları ile beraber ele alınmadığı görülmektedir.

Bölgelere göre hidroelektrik enerjisi tüketimi

Hidroelektrik enerjisi inşa ve kurulum aşamasında bir miktar zararlı sera gazı salınımı yapmakla birlikte, işletim aşamasında herhangi bir zararlı gaz yahut katı atık üretmemektedir. Yine de bir takım çevresel sıkıntılar oluşturduğu gözlenmektedir ve sürdürülebilirliği tartışılmaktadır. Santrallerin kurulacağı alandaki doğal çevrenin ve bu karasal alandaki doğal yaşamın tahribinin yanı sıra akarsu içerisindeki balıklara da zarar verdiği öne sürülmektedir. Ayrıca, özellikle büyük ölçekli, barajlarda tutulan suyun bulunduğu çevrenin iklimi ve doğal su döngüsü üzerinde olumsuz etkide bulunduğu ve uzun dönemde hidroenerjinin yenilenebilirlik özelliğini tehdit ettiği savunulmaktadır. Sürdürülebilirlik tartışmaları nedeniyle alan yazındaki kimi çalışmalarda hidroelektrik enerjisinin yenilenebilir enerji kaynakları ile beraber ele alınmadığı görülmektedir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here