Ana sayfa Bilgi Domino teorisi nedir?

Domino teorisi nedir?

31
0

Domino teorisi ne demektir?

Heinrich (1931) çalışmasında endüstriyel kazaları domino kuramıyla ilk kez incelemiştir. Bu çalışmayla birlikte ilk kez, kazalarda tek bir nedene odaklanmak yerine olayların sıralı bir zincir gibi ardışık gerçekleştiği vurgulanmıştır

Bu durumu aydınlatmak için Heinrich, sıralı domino taşlarının zincirleme bir şekilde birbirini düşürmesiyle nihai olaya sebep olduğunu vurgulamıştır ve bunu görselleştirmiştir. Bu teorinin (modelin) temelinde yatan fikir; her bir dominonun kazaya neden olabilecek birer sebep olmasıdır. Bu fikrin modern kaza modellerinin temeli olduğu varsayılmaktadır.

İlk domino “sosyal çevre ve kalıtım” olarak adlandırılmıştır. Kalıtsal olduğuna inanılan kişilik özellikleri ya da işçinin içinde bulunduğu toplumsal çevrenin işçinin bir kazaya karışma ihtimalini etkilediği varsayılmaktaydı. İlk domino Kaza Eğilimi Teorisi’ni desteklese de sonraki dominolar bu teoriyi Kaza Eğilimi Teorisi’nden ayırmaktadır.

İkinci domino, teorinin temelini oluşturan “kişinin hatasıdır”. Aile problemleri, yorgunluk vb. olayların işçinin yaşamını etkilediği düşünülmekteydi. Buna, sosyal çevre ve işçinin çalıştığı sistem bağlamında var olan eksiklikler ve hatalar da dâhildir. Domino Teorisi dış etkileri ele aldığı bu noktada Kaza Eğilimi Teorisinden ayrılmaktadır. Bu konu günümüzde kaza ve olayların araştırılmasında hala büyük bir önem teşkil etmektedir.

Üçüncü domino kişisel faktörlerin sonucu olan “hatalar” olarak tanımlanmıştır. Diğer bir ifadeyle üçüncü domino, kaza ve olayların doğrudan sebebi olan emniyetsiz davranışları ifade etmektedir. Ayrıca üçüncü domino mekanik ya da fiziksel tehlikeleri de içermektedir.

Bu domino dördüncü dominonun yani kazanın ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Beşinci ve son domino ise kazanın bir sonucu olan yaralanmalardır. Bu dominolardan herhangi birinin düşmesi kazaya sebep olacaktır. Ancak burada önemli olan, bu dominolardan kazada etkin olan bir tanesinin ortadan kaldırılmasıyla kazanın önlenebilecek olmasıdır.

Heinrich’e göre kaza, yaralanmaya sebep olan sıralı beş faktörden biridir. Yaralanma her zaman bir kazadan kaynaklanır ve kaza daima hemen önündeki faktörün sonucudur. Kazanın önlenmesinde hedef, dizinin tam ortasındaki emniyetsiz davranışlar veya mekanik ve fiziksel tehlikelerdir.

Domino Teorisi’nin temelinde, sıralı hatalar dizininden bir faktörün çıkarılmasıyla sıralı yıkım etkisinin bozularak kazaların önlenebileceği vurgulanmaktadır. Heinrich emniyetsiz davranışlar ve mekanik arızaların bu zincirin merkezinde olduğunu ve bunların ortadan kaldırılmasıyla diğer faktörlerin de etkisiz kalacağını vurgulamıştır. Heinrich kazaların büyük çoğunluğunda görülen insan faktörüne odaklanmıştır. Heinrich’e göre kazaların %88’i önlenebilir insan hatasından, %10’u önlenebilir mekanik arızadan ve %2’si de tanımlanamayan önlenemez hatalardan oluşmaktadır.

Domino Teorisi karmaşık ağlar yerine nedensel dizinleri düşünmeyi teşvik ettiği için basittir. Çünkü doğrusal bir akıl yürütme, paralel bir akıl yürütmeden daha kolaydır.

Ayrıca doğrusal akıl yürütmeyi grafikle temsil etmek daha kolay olacaktır. Domino Teorisi olayları doğrusal bir şekilde ele alması sebebiyle kazalara neden olan faktörü (suçluyu) bulmaya odaklanır. Bu nedenle Domino Modeli birçok etkileşim sonucu meydana gelen kazaların içinde bulunduğu karmaşık sistemler için kullanışlı değildir.

Bazı kişilere göre Heinrich’in Domino Teorisi’nin, kaza süreçlerini tanımlayan en anlaşılır ve en açık teorilerden biri olmasına rağmen, uygulamasında bazı zayıflıklar olduğu vurgulanmıştır. Teorinin en önemli zayıf noktasının; bireyin eksikliğini vurgulamasına rağmen, örgüt ve yönetim bölümlerinde meydana gelen hataları dikkate almaması olduğunu ifade edilmiştir.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here